Bir Günlük Elazığ Gezisi 27.10.2009 - 12:08 İç dünyalarımızda devamlı dalgalanmalar yaşıyoruz. Bazen mutlu, bazen mutsuz, bazen endişeli, bazen durgun sular gibi... Bu dalgalanmaların nedenleri değişken, çoğu zaman da bulamayız nedenlerini, bazen içsel, bazen dışsal. Mekanları güzelleştiren, aynı havayı teneffüs ettiğimiz insanlar...
Elazığ, doğu anadolunun sempatik kentlerinden. Tabela nüfusu 320 bin. Okuma oranı oldukça yüksek bir şehir. Daha önce içinden birkaç defa geçmişliğim var. Ama sadece Elazığ'ı gezmek için hiç yola çıkmamıştım. Kadim dostum Mehmet Okumuş ile 1 günlük Elazığ gezisi planladık, kendisi Kahramanmaraştan, ben Erzurumdan gelip Elazığda buluşacaktık. Öyle de yaptık. Hava oldukça güzel.
Kendi başıma yola çıkmak her zaman heyecanlandırmıştır, kendi içime yolculuk gibi hissetmişimdir. İnişler çıkışlar, dağlar, ovalar, zirveler, düşüş tehlikeleri, uçurumların kenarlarından geçmeler, hızlar... Hayatın kendisi gibi. Erzurum'dan Elazığ 345 km, molasız 4.5 saat sürüyor...
Aslında gezinin amacı, bir şehir gezmek değil, sadece dostumla görüşmekti. Ve tek planımız da plansızlık... En sevdiğim geziler, plansız olanlarıdır.
Elazığ şehir merkezi şenlikli epey. Eski şehirin kurulduğu yerlerde yollar çok dar, trafikte ilerlemek epey sıkıntılı. Ama yeni kentin kurulduğu yerlerde caddeler çok ferah.
Çok eski bir şehir havası yok. Ortalama bir Anadolu havası var. Bir tane 4 yıldızlı oteli var, küçük bir alışveriş merkezi. .. Harput, eski Elazığın kurulduğu yer, tepeye kurulmuş,ovayı seyrdiyor. Çok eski tarihi var. Ulucami'nin yapım tarihi 1150 civarları. Ulucami demişken, şimdiye kadar gördüğüm en ilginç camilerden birisi. Sanki cami amaıyla yapılmamış gibi. 4 köşe. Caminin içinde gün ışığından yararlanmak için ortası açık. Caminin yarı boşluk alanını direkler kaplıyor. Mihrap yok, hatta ilk girdiğinizde kıbleyi bile bulmakta zorlanabilirsiniz, mihrap yerine bir namazlık atmışlar,öyle belli oluyor. Caminin hemen dışında Harput fatihi Çubuk Bey'in heykeli var, epey heybetli görünüyor kendileri. Allah rahmet etsin.
Yine eski şehirin kurulduğu Harputta hala oldukça sağlam görünen güzel bir kalesi var. Uzaktan seyretmesi daha güzel olduğundan çıkmadık.
Harput'ta hamamdan bozma Yusuf Ustanın Yeri diye bir yer var. Adana, Gaziantep dahildir söyleyeceklerime, sanırım hayatımda yediğim en lezzetli et buradaydı. Anlatılamayacak kadar lezzetli. Bu satırları yazarken bile inanın ağzım sulanıyor. Bir et bu kadar mı güzel terbiye edilir, bu kadar mı güzel pişirilir, bu kadar mı güzel sos eklenir... Bir efsaneydi tek kelime ile.
Harput gezimizden sonra akşam Elazığın içinde takıldık, adımladık. Bazı şehirlerde farkedersiniz, şehre baktığınızda birşeyler eksik bu şehirde dersiniz. Hala adını koyamadığım bir histir benim için, Elazığ için de hissettim bu duyguyu.
Öğretmenevinde kaldık, güzel, temiz bir yer, ana cadde üzerinde, Atatürk heykelinin tam karşısında.
Ertesi gün Keban Barajına gittik. Keban, Elazığ'a 45 km uzaklıkta kurulmuş bir kasaba (belki ilçe)dan adını almış, en eski barajımız. Çok büyük. Barajın göl tarafından doğru ilerlediğinizde, kendinizi başka bir gezegende, başka bir coğrafyada hissediyorsunuz. Salt bir sessizlik hakim. kilometrelerce uzaklıkta çalışan balıkçıların konuşmalarını dahi duyabiliyorsunuz. Keklik sesleri, fonda ayrı bir güzellik katıyor. Barajın tüm etrafı ağaçsız, bu acıtıcı birşey. Sadece bir tarafında yarım ada gibi bir alanda çam ağaçları var. Dostlarla kaçılabilecek bir yer. Ve dünyadan kopmak için çok ideal bir yer. Balıkçıların yanına gittik,onlarla sohbet ettik. Barajın içinde çok sayıda alabalık çiftlikleri var, yenileri de yapılıyor.
Barajın setinin üzerinde yürümek keyifli. Hele bir de akdenizi aratmayacak derecede deniz kokusu geliyor ki, gözleri kapayıp trans haline geçebilirsiniz. O kadar yoğun güzel bir deniz kokusu.
Barajı gezdikten sonra yine Kebanda ÇırÇır Alabalık tesisleri var. Özelliği şu, kıraç bir alandan su çıkıyor, ama bir nehir bolluğunda. tam da bu kaynayan yerin üzerinde kurulmuş bir tesis. Su o kadar çok ki, şelaleye dönüşmüş. Alabalığın lezzetli ile ilgili birşey yazamıyorum, biz 11 sularında gitmiştik, servis 12de başlayacağından beklemedik. Gelmek için bir nedenimiz olsun demiştik. Elazığa yeniden gitmek için diğer bir neden de, Hazar Gölünü görmek. .. Tam 26 saatlik bir gezinin ardından, sohbetin ardından mutlu bir şekilde, sevgili dostum güneye, ben kuzeye doğru yola koyulduk...
Not: Gezi, orjinalinde bir şehir gezmek amaçlı olmadığından, fotoğraf az sayıda çektim. Bir kısmını bu yazının arasında serpiştireceğim, yeni fotoğraflara 11 fotoğraf ekledim, oraya bakılabilir.
Toplam 3 yorum yapılmış. Yorumların tamamını görüntülüyorsunuz.
İLHAM...
HOCAM ASLINDA YAZINIZLA İLGİLİ YORUM YAZACAKTIM AMA YAZARKEN BAKTIM ASLINDA GÜZEL BİR FİKİR...DENEME YAZABİLİRİM BU DÜŞÜNCEMDEN YOLA ÇIKARAK...VAZGEÇTİM SONRA BAŞKA ŞEYLER YAZAYIM DEDİM O FİKİRLEDE DENEME YAZILABİLECEĞİMİ GÖRÜNCE HEYECANLANDIM 2. KEZ VAZGEÇTİM.BU 3. SÜ YANİ.TŞK LER GEZİ YAZINIZ BANA İLHAM VERDİ HEMDE İKİ TANE...GEZİYLE İLGİLİ DEĞİL,YAZINIZDAN ÇIKARDIĞIM RUH HALİNİZİ GENELLEŞTİREREK DÜŞÜNCELERİİ YAZICAM...
eda (07.12.2009 - 14:16)
YOL VE YOLCU
Belki her insan kalbindekini bulmak için çıkar yolculuğa, belki kimi zaman bir kaçıştır dertlerden, kimi zaman dünyadan, kimi zaman kendinden.Aslında insan hep bir yolculuktadır. Önce alemi ervahta başlayan, sonra bu fani dünyada devam eden, Peygamber ifadesi ile; "göz açık kapayıncaya kadar" geçen bir zaman, eskilerin tabiri ile "bir teşehhüt miktarı" süren ve ölüm denen değişimle fiziğin toprağa girmesi ile biten, fakat ruhun yoluna devam ederek, ahiret aleminde sonsuz ve ebedi olarak yaşanacak olan bir yolculuk.İnsan her zaman kalbi ve ruhu ile yolculuk yapar ve sığınacak bir liman arar fırtınalı havalarda, sakin bir kıyı arar demirleyecek ve dinlenecek.
alifuat (03.11.2009 - 17:32)
Anlatılamaz...
Dostum gezimizi çok güzel özetlemişsin ne desem az gelir. Herkeste yoktur bu duygular, kendi başına, özünle yolculuk etmek, yol alırken her kilometrede farklı yerler görmek, farklı duygular yaşamak ve kulağındaki ritimle içindeki ritmi tutturmak...
Arkadaşlıktan öte hayatın tadı bu, yaşamak...
Laf aramızda ben de hala gezinin zevkini yaşıyorum :)
Paylaşım için teşekkür ederim ellerine sağlık.
to be continued...
M.Okumuş (27.10.2009 - 19:14)
|