Film:Sonsuzluk ve Bir Gün 23.03.2009 - 02:00 Bazen öyle bir kitap okursunuz ki, sizi ta derinlerden öyle bir sarsar, toparlayamazsınız. Benliğinizi esir alır. Dostoveyski'nin "Karamazof Kardeşler" kitabı gibi. Bazı filmler de pek farklı değildir. Seyretmek için cesaret ister...Son günlerde seyrettiğim üç film de tekrar tekrar seyredilesi filmlerden. Zaten unutmanız mümkün değildir de filmi. Son hafta içinde seyrettiğim üç film bu sınıftan.Theo Angelopoulos'un "Sonsuzluk ve Bir Gün (Eternity and a day)", Majit Majidi'nin "Cennetin Rengi", Tarkovskynin Stalker isimli filmleri. Teker teker seyrettiğinizde bile yeterince etkileyici, o nedenle peşpeşe seryetmemeli.
"Sonsuzluk ve Bir Gün" isimli filmden bahsetmek isterim şimdilik. Ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir yazarın, hastaneye yatmadan önceki bir gününü anlatıyor, bunu geçmişini sorgulayarak yapıyor tabi. Ve bu bir günde, hayatında eksik yaşadıklarının acıları üzerine etkileyici bir film. Yazar, uzun zamandır ziyaret etmediği annesine der ki , "neden sevmeyi zamanında öğrenemeyiz ki". Bu bir günde karşılaştığı mülteci bir çocukla çoğunca zamanını geçirir, o çocuğun arkadaşının ölümü üzerine ölümü sorgulaması filme ayrı bir güzellik katmaktadır. Yine otobüs sahnesi, inenler, binenler, yaşananlar, uzun süre kalanlar, hemen inenler, şiirler, müzikler... Ve filmin sonunda şöyle bir replik vardır: "Sormuştum, yarın ne kadar sürecek, sen de demiştin ki sonsuzluk ve bir gün kadar..." Film 1998 yılında, Fransa, Macaristan, İtalya ve Yunanistan ortak yapımı. Film müzikleri Eleni Karaindrou'ya ait ve sadece müzikleri için bile seyredilesi bir yapıt. Filmin dili Yunanca.
...
Düşünmeden edemiyorsunuz, insanın sonu mutlak yalnızlık mıdır? Yapıp etmelerimiz hep bu korktuğumuz yalnızlıktan kurtulmak için mi? Yokluğa, unutulmaya karşı bunca korkular, varlığı kaybetme korkusundan mıdır? Yok olmaktan daha beter cehennem var mıdır?
...
Henüz yorum yapılmamış.
|