Anasayfa | İletişim
İran, fotoğraf meraklıları için iyi bir ülke. Çekilecek konu çok fazla. Farklı... Bu yazıda, İran'da çektiğim fotoğraflardan bir kısmını sunuyorum.

İran Gezisi Fotoğrafları

27.07.2009 - 19:26

İran, fotoğraf meraklıları için iyi bir ülke. Çekilecek konu çok fazla. Farklı... Bu yazıda, İran'da çektiğim fotoğraflardan bir kısmını sunuyorum.




İran'da Bezirgan-Tebriz arası yol alırken yola yakın cami ve etrafındaki bazı yapılar görülüyor. Camilerin mimarisi genellikle birbirine benziyor, minareler daha kısa, genellikle caminin dış yüzünde mavi renkler hakim, farklı bir kubbe yapısı var.


Mola yerinde dostum, güzel insan Osman ile birlikte çaylarımızı yudumluyoruz.



Tebriz'in girişindeki tabelalardan epey yaklaştığımızı anlıyoruz.



Tebriz'in içinde trafik çok kalabalık değil. Yollar çok geniş değil ama idare eder. Genel olarak yeşil bir kent.



Hem Tebriz'de, hem de Tahran'da sık karşılaşılan afişler. O kentin önemli şehitlerinin (gerek İran-Irak Savaşı, gerek devrimde) fotoğrafları afişle ana caddelere asılmış. Aslında ülkenin resmi mezhebi Şia olması göz önüne alındığında ve şehirlerindeki heykeller, fotoğraflarla birleştirdiğinizde, ülke "geçmişi hatırlama" üzerine yönetiliyor desek yanlış olmaz diye düşünüyorum.



Sinemanın önünden görünüm.İran sineması çok gelişmiş olduğunu biliyor olmalısınız. Çok ödüllü yönetmenleri var. İlk aklıma gelen filmler; Kandahar, Cennetin Çocukları, Seks ve Felsefe, Uçurtma Avcısı, Sarhoş Atlar Zamanı.

Bir müzik ve film satan dükkanın sahnesinde Ahmet Kaya albümü görmek bizi şaşırtıyor. Hatta kendi harfleri ile de Ahmet Kaya yazıyor. İran'da, özellikle Türklerin yoğun yaşadığı yerlerde bizim müzikler, TV programları, takımların maçları, milli maçlarımız uydu anten aracılığıyla yakından takip ediliyor. Konuştuğumuz Azeri kökenli Türklerin şarkıcı olarak tercihleri: İbrahim Tatlıses, Sibel Can, Mahsun Kırmızıgül vs.

Tebriz'de bir cami. Sadece Cuma namazları için inşa ediliyormuş.

Burası, Tebriz'e giden turistlerin mutlaka uğradıkları "Azerbaycan Müzesi". Bu bölgede çıkan çanak çömlek, alet edevat, sanat eserleri, İranın tüm tarihindeki kullanılmış paralar vs sergileniyor. Bölgeyi tanımak için iyi bir perspektif sağlıyor.


Bu fotoğraf da Azerbaycan Müzesinden. Mavi Camiye yakın bir yerden yerin 8 m altından çıkarılmış. MÖ 3000 yıllarından kaldığı düşünülüyor. Kemiklerden biri kadın biri erkeğe aitmiş.

Azerbaycan müzesi içinden bir görünüm.

Müzeden ilginç birkadın objesi.İronik...

Müzede çok sayıda o coğrafyanın tarihini, kültürünü anlatan ürün var. Bir tanesi de bu çanak.Tam tepeden fotoğraf çekme şansım olsaydı, daha güzel yansıtabilirdim, ancak bu kadar...

Benim fotoğrafım azdır, çünkü hep makine elimde olduğundan, çok nadiren makineyi yanımdaki arkadaşıma veririm, bir de bana çeker misin derim. İşte öyle bir fotoğraf, ama sevgili dostum beni değil de arkadaki yazıyı netleştirdiğinden böyle bir fotoğraf ortaya çıktı. Yine de eksik olmasın.:)

Azerbaycan müzesinin hemen yanıbaşında Mavi Cami var, bahçesinde ise ünlü şair Hakani (ben tanımıyorum, sanıyorum 12. yüzyılda yaşamış) heykeli karşılıyor bizi.

Çinileriyle ünlü Mavi Caminin dışından görünüm.

Yine aynı caminin dış bahçesindeki alandan bir görünüm. Çocuklar kolonlar arasında bisiklet sürmenin keyfini yaşıyorlardır sanırım.

Caminin dış girişi depremden epey zarar görmüş. Giriş Divriği Ulu Cami'ye benziyor, Ulu Caminin girişindeki taş işçiliği bir şaheserdir.

Camini içinden bir görünüm.

İlgölü(Şah Gölü)'nden bir enstantene.

İlgölünden bir görüntü. Cuma tatil olduğundan, oldukça kalabalık.

İlgölü'nde çeşitli sosyal aktiviteler de oluyormuş. Gittiğimiz gün dünya astronomi günüymüş. Astronomiyi halka sevdirmek, bir türlü halka bu dili tercüme etmek için, gökyüzünden uydulardan vs çekilmiş fotoğraflar sergilenmiş, her stantta da bir kişi fotoğraflar vs anlatıyor. Biz de ilgilendiğimizde bize ayrıca ingilizce anlatıyorlardı. Yine konu ile ilgili açık havada konferans hazırlıkları sürmekteydi.

Standların birinde bu fotoğrafın ne olduğunu sormuştum, yıldızların geçişini anlatıyormuş. Tabi fotoğrafları nasıl çekmişler, makineyi sabit bir yere koyup, geceleri saatler boyu ve bir çok gece fotoğraflamışlar aynı kareyi. Sonra da üstüste getirimişler fotoğrafları. Böyle bir görüntü ortaya çıkmış. Zamanın baskısından çok da kalamamışsak da, tüm fotoğrafları tüm standları gezdik.

Gittiğimiz bir başka mekan, şair Şehriyar'ın mozolesinin de bulunduğu şairler mezarlığı. 25 civarından ünlü şairin mezarı varmış burada. Bir anıt yapı yapılmış, alt katta indiğinizde, şairlerin fotoğrafları, heykelleri, kabartma resimleri gibi bir çok şairleri anlatan materyal var. Fotoğraftaki kişi Şehriyar...

Şairler mezarlığından çıkınca hemen sağ tarafında bir caminin mikrofonundan ağıt sesi geliyordu. Camide teknik olarak bilmiyorum kusura bakmayın ama hocalarından, ağıt yakıyor, insanları hüzünlendiriyor, anlatılansa yine Kerbela... Camilerin içi bizim insanı sükunete erdiren, dinginleştiren camilerimizin tam tersi, o kadar süsleme var ki, ve ayna çok kullanılmış, yine caminin içinde bir mezar, insanlar içine para atıyorlar, hüzünleniyorlar, ağlıyorlar... Şia, hüzün üzerine kurulu bir ilahiyat olduğundan, camilerinin içinde, dışında köşeye çekilmiş, ağlayan bir çok inananlarından görmek olası.

Gittiğimiz caminin güzel bir minaresi vardı. Akşam yeni olmuşken, yandan gelen ışıkla da güzel bir görüntü sunuyordu.

Tebrizde olduğumuz süre boyunca sık sık yanına uğradığımız doğal meyvesuyu'cumuz.

Tebriz sokaklarından bir görüntü. Her ne kadar dışa kapalı bir ülke ise de İran, bazı global markalar yine ana caddelerde yerini almışlar.

Tebriz kapalı çarşısından bir görünüm. Sabahın ilk saatleri olduğundan oldukça sakin cadde. Tavandan süzen ışıklar, yerden yükselen hafif tozla birleştiğinde güzel bir görüntü oluşmasına neden oluyor.

Patates, yumurta, lavaş ekmek, bir de bazen ot. Ara atıştırması için iyi bir seçenek. Bu amcam da kapalı çarşı içinde tezgahı açmış, bir de cigara yakmış, müşteri bekler.

Tebriz kapalı çarşısı, yanlardan bir çok hanın birleşiminden oluşmuş. Burası da halıcıların olduğu büyük bir han.

Kapalı çarşıda duvar resimleri satan bir amca. Bir yanda Hz.Ali, diğer yanda hafif erotik resimler bir tezat teşkil etse de, hayatın çelişkisini anlatır gibi.

Bir halı dükkanında gördüğümüz bu iki küçük halı, saf ipekten yapılmış. Şöyle bir elinizle dokunuyorsunuz, halı buymuş diyorsunuz. Fiyatları da tabi birazcık tuzlu. Bunların tanesi 500 dolar civarında. Tabi pazarlık payı var.

Tabi çarşıda uzun süre gezince, doğal olarak acıkıyorsunuz. Tavsiye üzerine gittiğimiz bir yer. Sağdaki adam asıl usta. Girişte bahşişi önce veriyorsunuz, sonra yemeklerinizi yiyorsunuz, sonra da turist fiyatından ayrıca para ödüyorsunuz. Ama çok lezzetli olduğunu söyleyebilirim yemeklerin, özellikle etlerin.

Şaşırtıcı ama gerçek. Amca lokantada kasiyer. Hesabı önündeki bu abaküsle yapıyor. Abaküsün milattan önce 2400 yıllarında Çin'de keşfedildiğini düşünürsek, o tarihden beri bu coğrafyalarda kullanılıyor sanırım. Geleneğe bağlılık böyle birşey olsa gerek. Çok sık olmasa da bir çok dükkanda abaküs gördük.

Bu amca da kasetçi. Kaset hala aktif olarak kullanılıyor, satılıyor. Önündeki bu cihaz kaset çoğaltmaya yarıyor. Açıktan korsanlık durumları yani.:) Ama biz amcaya İran müzikleri sormuştuk, tabi cd olarak. Özellikle eski müzikler, hani Şah döneminin müzikleri. Mesela Parisa'nın müzikleri. Sağolsun amca epey derdimize çare oldu.

50 bin riyal, 5 dolar yapıyor. Paranın üzerinde "dünyadaki her akil insan İranlıdır" gibi bir söz yazıyormuş. Bu para ilk çıktığında Tebriz'de epey tepki olmuş, topluca bu parayı yakmışlar. Çünkü Tebriz neredeyse tamamı Azeri Türklerinden oluşuyor. Hatta o dönemde çatışmalar da olmuş, gösteriler. Ama dışarı kapalı bir toplum olduğundan dünya basınına yansıyan bir haber olmamış. Şimdi çoğunca bu paranın üzerindeki sözü karalıyorlar, öyle kullanmaya devam ediyorlar.

Tebriz International Airport dışarından görünümü. Haftada bir gün İstanbul'dan THY'nin uçuşu varmış.

Tahran'ın havadan görünümü. Nüfus 15 milyonun üzerinde imiş.

Tahran Havalimanının dışından görünümü. Uçağın penceresinden çektiğimden, güzel bir fotoğraf değil, ama durumu tespit için...

Tahran özgürlük anıtı. Yapılar önemlidir, insanlara moral olur. Mesela bu yapı, Şah döneminden kalma. Şah döneminden sonra kurulan yeni rejim bu anıtı yıkmaya kalkmış ama ciddi bir halk tepkisi ile karşılaşınca vazgeçmek zorunda kalmışlar. İnsanları hayata bağlayan yapılar vardır, mesela bu yapı da sanırım İranda muhalif olanlar için çok önemli olsa gerek. Ve dünyada İran'ın sembollerinden.

Tahran sokaklarından bir görünüm. Sabahın erken saatleri olduğundan sakin bir trafik var. Motosiklet trafiğin ana elemanları.

Şahın köşkünün de olduğu Gülistan sarayı. Pazar günleri kapalı olduğundan sadece dışarıdan bir kaç fotoğraf çekebildik. Fotoğraftan tam seçilmese bile havuzun tam karşısında şahın tahtı duruyor.

Tahran'da güzel bir kafe. Arapça yazılar olmasa, kendinizi İstanbul'da İstiklal caddesinde bir kafede zannedersiniz. Müzikler özellikle çok güzel, 70-80'li yılların güzel rock parçalarını çalınıyor. Tahran'da sığınılacak güzel adalardan...

İslam öncesi eserlerin sergilendiği milli müze. Burası dışında neredeyse başka hiç turist görmüyorsunuz, sanki bu müzeyi gezip geri dönüyorlar gibi.

Müzeden. Ne olduğuklarını not almamışım.

Bir kaç yıl önce Zencan bölgesinde bir tuz mağarasında bulunan Tuz Adam, yaklaşık 1700 yıl önce Aşkaniler veya Sasaniler döneminde yaşamış. birkaç yıl önce Zencan'daki bir tuz mağarasında bulunmuş. Aşağı yukarı 1700 yıl önce, Aşkaniler ya da Sasaniler döneminde yaşadığı tahmin ediliyor. DNA analizlerine göre yaşı 37 olarak tespit edilmiş.

Bu fotoğraf da Milli Müzede çekildi. Kazıları gösteriyor. Bilinen en eski yerleşimin bu bölgede olduğu söyleniyor.

Kız öğrenciler oturmuş resim yapıyorlar, sanırım resim dersi.

Görüldüğü gibi motosiklet en sık kullanılan araç. Tahran trafiği gibi bir keşmekeşte sanırım en iyi çözüm de bu olsa gerek.

Tahran kapalı çarşısında helva satan bir İranlı. Çok lezzetli, gittiğinzde mutlaka almalı yemelisiniz.

Bu da çarşının kemercilerinden.

Kapalı çarşıda peruk dükkanı. Çok sık rastlıyorsunuz perukçulara. Kadınların dışarıdaki sade (aslında siyah giysiler dışında çok da sade oldukları söylenemez) hayatlarına karşıt, evde çok farklı bir hayat sürdükleri, dışarıya yansımayan çok renkli bir dünyalarının olduğu söyleniyor, peruk da renklerin bir parçası galiba :)

Halıcımız "Şah" halılarını gösteriyor. Azeri Türkü. Çok misafirperver, dost canlısı bir adam.

Hayyam lokantasından bir görüntü. Tahranın en güzel lokanlarındanmış. 500 yıllık bir yapı. Yemekleri de gerçekten güzel.

Bu da soframızdan bir görüntü. Her biri ayrı lezzetli.

Her an başınızın derde girmesi riski dolayısıyla zor şartlarda çektiğim bir portre fotoğrafı.

Tahran Havalimanının içinden bir görüntü. Havalimanı içinde duvarlarda İranın tarihi ve güzel mekanlarının büyük boy güzel güzel fotoğrafları yerleştirilmiş. İnsanın mesela geri dönmek yerine biletini İsfahan'a çevireceği geliyor, özellikle İsfahat fotoğrflarını görünce.

...

Hani akademik makalelerde, yazının sonunda yazının eksiklikleri de belirtilmesi usuldendir. Bizim gezimiz de kısa bir geziydi, bir kitabın kapağına ve hızlıca sayfalarına göz atmak gibi. Okunmamış bir kitap İran, belki tekrark tekrar ve daha uzun süre gidilirse daha çok tanınabilecek bir ülke. Mahalle aralarına girmeli, çok zaman geçirmeli, sesleri dinlemeli bir ülkenin. Şimdilik bu kadar...


Toplam 5 yorum yapılmış ve yorumların 5 tanesi görüntüleniyor.

merhaba

Güzel...çok güzel elinize sağlık.

nurdan (28.01.2010 - 22:39)


ÇOK GÜZEL

GERÇEKTEN ÇOK GÜZEL KARELER, OKURKEN SANKİ BENDE ORALARDA GEZDİM.GİDİP GÖRMEYİ ÇOK İSTERDİM.EMEĞİNİZE SAĞLIK.

SEVİNÇ (15.10.2009 - 12:25)


İran

Çok ilgi çekici fotoğraflar Mehmet abi. Çok güzel kareler yakalamışsın. Selamlar...

Sündüs (08.09.2009 - 12:04)


.............

oldukca guzel ve ilginç resimler.duygularını biraz dha yazarsan daha anlamlı olur gibi geldi..selamlar
sen ii birisin!!!!!1

www.konyaterapi.com (03.08.2009 - 00:30)


...

Kısa bir süre için yine de güzel kareler yakalamışsınız, ama keşke İran kadınlarına ait fotoğraflar daha çok olsaydı desemde yakalansaydınız olabilecekler çok vahim doğrusu

... (02.08.2009 - 16:08)